9 Şubat 2016 Salı

Eski Türk Filmleri Tadında Okumalar

Şubat ayında okuma grubunda 1930-1950 yılları arasında yayımlanan popüler aşk romanlarını konuştuk. Bir dönemin gerek edebiyat gerekse film sektörüne damgasını vuran Kerime Nadir ve Muazzez Tahsin Berkand bu ayın iki yazarıydı. Kerime Nadir'den kendi deyimiyle "ara roman" olan Aşka Tövbe ve Muazzez Tahsin'den Mağrur Kadın romanlarını okuduk. 


Bu romanları okumaktaki amacımız neydi?

Aslında popüler roman son derece genel bir tabir ve içine yüzlerce yazar binlerce kitap dahil edilebilir. Son dönem popüler olan yazarlardan ziyade Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren belki de 1960-1970'li yıllara kadar popülerliğini korumuş kitapları tercih ettik. Belki de bir neslin okuma alışkanlığını görmek istedik.

 

Popüler edebiyat deyince ne anlıyoruz? 

Büyük kitleler tarafından sevilen, satın alınan ve okunan eserler bu tanım altında değerlendiriliyor. Popüler romanlar üretilirken aslında okurun beğenisi göz önünde tutuluyor. Ne yazarsak geniş kitleler satın alır düşüncesi de hakim. Diğer bir deyişle halkın seveceği konuları yazarın yaratıcılığı çerçevesinde uygun dil ve format kullanarak satışa sunmasıdır diyebiliriz. 


Popüler roman/estetik roman sınıflaması ne kadar doğru? Bu sınıflamada hangi kriterlere bakılıyor? 
Edebi anlamda böyle bir sınıflama yapılıyor. Bu noktada popüler roman için okuru fazla zorlamayan, daha sade bir dille yazılmış, başı sonu belli romanlar kastediliyor. Elbette yazarın kaleminin gücü de okurun tercihini belirliyor. Aynı konuda yazılmış her roman da popüler olmuyor. Estetik roman ise farklı teknikler (bilinç akışı, oyun, kolaj, zamanda sıçramalar v.s) ve normalin üstü hedef kitlesine yönelik dil, üslup barındıran, okurun zihnini romanla ilgili düşündüren metinler şeklinde kısaca tanımlanabilir. 

1930-1950 yılları arasında karşımıza hangi popüler roman yazarları çıkıyor?
Bu konuda oldukça başarılı ve konuyla ilgili derli toplu bir çalışma yapan Alpay Doğan Yıldız'ın kitabında bahsettiği yazarlar arasında özellikle 3 isim öne çıkıyor: Kerime Nadir, Esat Mahmut Karakurt ve Muazzez Tahsin Berkand.

O yıllarda popüler romanların yaygınlaşmasının sebepleri ne olabilir?
1930-1950 yılları arasında bahs geçen yazarlar eserlerinin büyük bir kısmını günlük gazetelerde tefrika olarak yayımlıyorlar. Bu çift yönlü bir yarar sağlıyor: Arkası yarın şeklinde yazı dizisi ile gazetenin satışı artıyor diğer açıdan gazete sahipleri yazarlardan roman istiyorlar ve yazar bundan para kazanıyor. Kerime Nadir anılarında gazete sahiplerinin kendisinden roman sipariş ettiklerini ve Hıçkırık, Samanyolu gibi önemli romanlardan sonra sipariş üzerine Aşka Tövbe'yi yazdığını dile getiriyor. Yaygınlaşmanın bir diğer sebebi bu tarz romanların beyaz perdeye aktarılmaya uygun olması. İçlerinde aşk, intikam, entrika, şehvet, acı, zenginlik, fakirlik kısaca günlük hayatın her anı var. Bu da yönetmenler için kullanılabilir ve iyi bir malzeme anlamına geliyor. Aşağıda Aşka Tövbe filminden bir sahneyi ekledik:


Popüler romanların ortak noktaları var mıdır?

Ortak nokta çıkarmak için rastgele iki roman seçmeniz yeterli. Öncelikle büyük bir aşk yaşanması gerekiyor. Bizim seçtiğimiz kitaplarda kısmen fakir kız-zengin oğlan aşkı ele alınmıştı. Mutlu son için zorluklarla mücadele, araya rakiplerin veya kötü kalpli tiplerin girmesi gerekiyor. Tip kelimesini özellikle vurgulamak gerekiyor çünkü romanlardaki kişilerin çokluğu onları sadece iyi veya kötü tip haline getiriyor. Bu romanlarda baş kişinin bile zihninin içine girmek zor, anlatıcı bize olayları bir çırpıda anlatıyor. Kahramanların iyi eğitim almaları, spor yapmaları, piyano çalmaları, ahlaklı olmaları yine ortak noktalar arasında gösterilebilir. 

Mekan seçimimizden de bahsetmeden geçmeyelim. Bakırköy'de Çingene Kafe'de toplandık. Oturduğumuz yerin duvarlarında, Türkan Şoray, Kadir İnanır, Zeki Müren gibi duayenlerin resimleri asılıydı. Tam yerine geldik dedik. Konuya çok uydu. Eski koltuklar ve eşyalar, duvarlarında resimler ile farklı bir havası vardı mekanın. 





















Sonuç olarak biz bu ay Türk filmi tadında bir okuma dönemi geçirdik. O yılların beğenilen, çok satan eserleriyle tarihte bir sayfa araladık. Kitaplar vesilesiyle çekilen filmlerinden replikler izledik. Kısaca çok keyif aldık. Popüler deyip geçmedik, edebiyatımızın bir dönemine damga vuran yazarları yeniden yad ettik.





22 Ocak 2016 Cuma

3 Ayda Neler Okuduk?

Bu yıl okuma grubunda bir değişiklik yaptık. 

Her katılımcı kura sonucu kendisine çıkan konunun moderatörü oldu. O konuyla ilgili bize araştırmalarının sonucu olarak beğendiği kitap ve kaynakları önerdi. 

Peki geçtiğimiz 3 ayda neler okuduk?

1. Edebiyat-Darbe İlişkisi
Ekim ayında Edebiyat-Darbe ilişkisini tartıştık. Romanlar üzerinden şu konulara değindik:
-Türkiyede yaşanan darbeler Türk romanını nasıl etkilemiştir?
-Darbelerle ilgili romanlarda neler buluyoruz? Bazı karakteristik özellikler var mı bu romanlarda?
-Romanlarda darbeye tanık olan karakterlerin temel özellikleri neler?
-Darbe edebiyatı adıyla bir tür adı oluşturulabilir mi? 
-Okuduğumuz iki romanda benzerlikler nelerdir?


2. Fantastik Edebiyat


Kasım ayında Fantastik Edebiyatı konuştuk. İkisi yabancı biri yerli olmak üzere 3 romanımız vardı. Üzerinde durduğumuz bazı başlıklar:
*Bir kitabın fantastik olması için nelere ihtiyaç vardır? Diğer bir deyişle fantastik romanın ögeleri nelerdir?
*Bilim-kurgu- fantastik roman türleri arasında benzerlik ve farklar nelerdir?
*Türk edebiyatında fantastik romanın seyri hakkında ne söyleyebiliriz?





3. Türk Edebiyatında Kadın Yazarlar


Ocak ayında;

Adalet Ağaoğlu--Ölmeye Yatmak romanı
Sevim Burak--Sedef Kakmalı Ev (H)
Tomris Uyar--Yürek Hakkı (H)
Inci Aral--Karanfil Saksılarda (H)
Leyla Erbil--Gecede (H) 
eserlerini okuduk. 

Roman ve hikayeleri okurken şu sorulara cevap aradık

☆kadın yazar diye bir ayrım ne kadar doğru?
☆kadın yazarların kullandığı dilde/anlatımda nasıl bir farklılık göze çarpar?
☆kadın yazarların tercih ettikleri teknikler var mıdır?







Kültür Perileri Kimdir?

Herkese Merhaba,

Biz farklı mesleklerden aktif kitap okuma eylemi için bir araya gelmiş kitap severleriz. Kitap okumanın insanı yücelttiğine inanıyoruz. Popülist tavırla kitap okumayı bir eğlence aracı olarak görmüyoruz. Aksine kitap okumanın bir hayat felsefesi olduğunu düşünüyoruz. Bu amaçla geçen yıl bir araya gelerek bir edebiyat okuma grubu oluşturduk. 

Edebi zevk kazanma ve nitelikli okur yetiştirme gayesiyle her ay belirlediğimiz konu başlığına göre roman, hikaye, makale okuyoruz. Bir araya geldiğimizde okurken aklımıza takılan soruları birbirimizle paylaşıyor ve cevaplar arıyoruz. Kitabın derinliklerine dalıp dipteki güzellikleri çıkarmaya çalışıyoruz. Okuyoruz, soruyoruz, cevaplar arıyoruz, paylaşıyoruz. 

Kitap okuma halkamız nitelikli okurlarla gittikçe genişliyor, yeni arkadaşlar katıldıkça gayemize ulaştığımız için mutluyuz. 

Bizimle okumaya, düşünmeye, gezmeye kısaca kültür paylaşımına var mısınız?